L’Eroica

Saat sabahın dördüydü. Bir elimde diş fırçam, diğer elimde macunum; karavandan henüz çıkmış ve yüzüme vuran soğuğa aldırış etmeden horozların başlattığı yeni güne kendimi motive etmeye çalışıyordum. Forma, tayt, ayakkabı, ince bir yün içlik ve eldivenleri bir önceki geceden hazır ettiğim için ortak kullanıma açık banyodaki işlerim biter bitmez karavana dönüp hızlıca giyindim ve buz…

Okumaya devam et