Yoldaki Monologlar

Berlin uçağındayım.

Görünen o ki sadece yolculuklarda kendimle kalıp bir şeyler yazabiliyorum.

Yalnız yaşadığım halde kendime dönecek boşluğu bulamıyorum. O boşluk sadece yola çıktığımda oluyor. Yolculuk geçiş demek; bir andan başka bir ana, bir yerden başka yere, bir kültürden başka kültüre ve bir hayattan -geçici de olsa- başka bir hayata…

Bazen diyorum ki; keşke yolda geçen zamanlar düşmese ömrümüzden. Boşluk olsa, sayılmasa o anlar… Hani diyorlar ya, ”Covid-19 yüzünden 2020 çöp oldu, bu yılı yaşanmamış sayalım!” diye… Onun gibi işte. Bizi taşıyacak olan şeye adımımızı attığımızda dursa, indiğimizde yeniden başlasa sayaç…

Gerçi insan en çok da yollarda büyüyor. En hızlı yollarda farkına varıyor varlığının… En fazla yollarda kalıyor kendiyle…

***

Benim yolculuklarım hep büyük kararlar arasında kalıyor. Ya öncesinde bir karar verdiğim için yolda oluyorum ya da vereceğim karar için yollara düşüyorum. Zihnimi en rahat boşaltabildiğim anlar, yolda geçirdiğim anlar oldu her daim… Ve alınan ya da alınacak olan kararların öneminin çok da bir ağırlığı olmadı bu anlarda…

Üzerinden uçtuğum dağlara, arasından geçtiğim vadilere, yüzüme vuran güneşin sıcaklığına bakıyordu tüm endişelerimden arınıp yeniden huzuru hissedebilmek. Minik ellerini pencerenin camına yaslayıp, uçak gri bulutların arasından çıkarken ”Whoaaa!” diye bağırarak şaşkınlığını tüm uçakla paylaşan ufaklıktaki merak, neşe ve dünyaya hayranlık ne de güzeldi öyle!

”Bellissimo mamma!”

Yanımda kitap getirmiştim ama gözümü pencereden bir türlü alamadım. Tepesi alabildiğine karla kaplı Alpler’e bakmak inanılmaz bir deneyim. Normalde erişmesi zor yerlere doya doya bakabilme fırsatını bulmuşken kaçırmak istemedim. Parmak uçlarımla zirvelerine dokunabilsem keşke birer birer…

***

Bir saatten fazla oldu ve yerimden hiç kalkmadım. Öyle ki; saatim kısa bir uyarı sinyalinin ardından bana ”Hareket et!” deme ihtiyacı hissetti. Uçağın içinde yolculuk ettiğimden habersiz, kıpırdamamı istiyor. Ancak tıpkı ezberden ya da kendi tecrübelerinden yola çıkarak bir tasanıza yorumda bulunan sıradan insanları gibi o da benim dünyamda; içeride ne olduğundan habersiz.

Parametresi tek, istediği net.